Alper Susuzlu Kabaresi

Alper Susuzlu Kabaresi

Hakan Yozcu
Gazimağusa KKTC

Uzun zamandır bir tiyatro oyunu izlemiyordum. Sevgili İlke Susuzlu’nun nazik davetleri üzerine Gazimağusa Rauf Raif Denktaş Kültür Sarayı’nda sahnelenen “Alper Susuzlu Kabare” adlı oyunu izlemeye gittik.
Oyun, büyük salonda oynanıyordu. Yani “700 kişilik salon nasıl dolacak?” diye kendi kendime soruyordum. Bana göre orada oynamak riskli işti. Çünkü 200 kişilik salonlar bile dolmazken 700 kişilik salonu doldurmak hayli zordu.
Salona girdiğimizde şaşkınlıktan neredeyse küçük dilimi yutacaktım. Salon neredeyse doluydu. Boş koltuk yok denecek kadar azdı. Yerimize geçip oturduk Kısa bir süre sonra az dediğim o boş koltuklar da doldu. Boş yer hiç kalmadı. Gidip dönenler dahi olmuştur. Tiyatro sevgisi bu olsa gerek.
Oyun başlamadan önce İlke Susuzlu çıktı sahneye. Duygulu sözlerle babasını anlatıp onu yad etti. Kıbrıs Türk sanatına, tiyatrosuna verdiği hizmetleri dile getirdi. Gönlümüzde ayrı bir yeri olan Alper Susuzlu’yu bir kez daha yad ettik böylece.
Konuşmadan sonra bir sinevizyon gösterisi ile Rahmetli Alper Susuzlu çıktı karşımıza. Unutulmaz olan o, el ile işlenmiş, kahverengi, yünlü şapkası ile bizlere gülümsüyordu. Mimikleri ve jestleriyle bizlere geçmişten kalan bir şeyler anlatıyordu.
Sanki hiç aramızdan ayrılmamış gibiydi. Aramızdaydı. Karşımızda, hemen yanı başımızdaydı. Duygulandık. Gözlerimiz doldu. Dünyanın gelip geçiciliğini, her şeyin boş olduğunu, yaşamın sadece bir anlık olduğunu bir kez daha anladık böylece.
İnsan, su misali akıp gidiyor. Beyaz atına binip bu diyarlardan göçüp gidiyor. Geride sadece yaptıkları ve bıraktıkları kalıyor. İyi ve güzel şeyler yapmışsa iyi hatırlanıyor. Bıraktıkları eserler sağlam yapıda ise ömür boyu unutulmuyor.
İşte Alper Susuzlu da böyle biriydi. Hep iyi ve güzel şeyler yaptı. Unutulmayacak eserler bıraktı. Kıbırs Türk Tiyatrosuna bir ömür harcadı. Adını mıh gibi çaktı bu alana.
O artık, kalbimizde yerini aldı. Her komedi oyunu gördüğümüzde aklımıza o geliyor. Nerede kahverengi yünden işlemeli şapka giymiş birini görsek aklımıza o geliyor.
Bu diyardan göçüp gittikten sonra anılmak, hatırlanmak ve yad edilmek güzel şey. Hele hele arkanızdan güzel sözler söylenmesi, iyi olanların dile getirilmesi daha da güzel.
İşte Alper Susuzlu da bu övgüyü her haliyle hak eden birisi oldu. Nurlar içinde uyusun.
Sağlığında yazdığı Kabareyi oğlu İlke Susuzlu tekrar sahneye koyarak izleyicinin beğenisine sundu. Yıllar önce Alper Susuzlu’nun kalemi ve bakış açısıyla dile getirilen olaylar bu gün yeniden hayat buldu.
Gülmeye o kadar çok ihtiyacımız var ki, oyun boyunca kahkaha atmaktan kendimizi alamadık.
Ben, her şeyden önce müzikleri çok beğendim. Oyun öncesi İlke Susuzlu’nun babası için yazdığı şiir, bestelenerek şarkı haline getirilmiş. Klip olarak çekilmiş. İşte bu klip, seyirciye sunuldu. Duygu dolu bir şarkı idi. Sessizce izledik…
Ve hemen arkasından oyunun ana müziği olan “Ey Seyirci seyirci, Alper Susuzlu Kabare Tiyatrosu geldi” diye başlayıp devam eden oyunun belirli aralıklarında tekrar edilen bu müzik çok şahaneydi. Hareketli, insana mutluluk veren, adeta kıpır kıpır oynatan bir oyundu.
Oyuncular ellerinden geldiği kadar ortaya iyi bir performans sergilediler. Seyirci hiç sıkılmadan zevkle izledi onları.
Velhasıl kendi kendime “İyi ki de gitmişim” dedim.
Özetle özlemişiz Tiyatroyu.
İlke Susuzlu ve tüm ekibine teşekkür ediyorum.
Böyle zor günlerde bizlere acılarımızı, dertlerimizi unutturup gülümsettirdikleri için.
İyi ki varsınız.

Paylaş

Önceki Haber

3. Lefkoşa Kültür, Tarih Bellek Günleri başladı

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

three × 3 =