










ULUÇAY: GEÇMİŞİ BİLMEK KİN DEĞİL, HAFIZA OLUŞTURMAKTIR
Gazimağusa’nın yakın tarihinde önemli bir yere sahip Baykal Tüneli’nin hikâyesini tanıklıklarla geleceğe taşıyan “Mağusa Baykal Tüneli” belgeselinin lansmanı ve gösterimi gerçekleştirildi. Etkinlikte tünelin yapım süreci, 1974’te üstlendiği işlev ve kent belleğinin korunmasının önemi, dönemin tanıkları ve proje ekibinin anlatımlarıyla ele alındı.
Belgeselin lansmanına Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, milletvekilleri, akademisyenler, proje ekibi, dönemin tanıkları ve davetliler katıldı.
Gazimağusa Belediye Başkanı Dr. Süleyman Uluçay, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesine ilişkin birçok hikâyenin genç kuşaklar tarafından yeterince bilinmediğine dikkat çekerek, geçmişin aktarılmasındaki amacın kin veya nefret oluşturmak değil, yaşanan zorlukların ve verilen mücadelenin bilinmesini sağlamak olduğunu vurguladı.
Uluçay, toplumların geleceklerini oluştururken geçmişlerine ve kent hafızalarına da sahip çıkmaları gerektiğini belirtti. Baykal Tüneli’nin bu hafızanın önemli parçalarından biri olduğunu ifade eden Uluçay, 1964 çatışmalarının ardından sur içinin Türk bölgesi hâline geldiğini, surlar dışında yaşayan Türk halkının olası bir saldırı durumunda güvenli şekilde tahliye edilebilmesi amacıyla tünelin Burhan Nalbantoğlu, Mimar Osman Saner ve mücahitlerin katkılarıyla büyük bir gizlilik içinde kazıldığını anlattı.
ULUÇAY BELLEK ÇALIŞMALARINA DİKKAT ÇEKTİ
Gazimağusa Belediyesi’nin kent belleğini korumaya yönelik çalışmalarına da değinen Uluçay, Çanakkale Şehitliği, şehit mezarları ve Osmanlı dönemine ait Mağusa belgeleri üzerinde yürütülen koruma, onarım ve yayın çalışmalarını anlattı.
Hasar gören mezar taşlarının onarılması, şehit kabirlerinin bakımının yapılması ve tarihî belgelerin kitaplaştırılarak kalıcı hâle getirilmesinin geçmişle gelecek arasında bağ kurmanın bir parçası olduğunu kaydeden Uluçay, bu tür çalışmaların çoğaltılması gerektiğini söyledi.
Uluçay, belgeselin ortaya çıkmasına katkı koyan proje ekibine, akademisyenlere ve yaşadıklarını paylaşarak kentin hafızasının kayıt altına alınmasına katkıda bulunan tüm tanıklara teşekkür etti.
TÜLAY SANER: YENİ TANIKLIKLAR İKİNCİ BELGESELİN YOLUNU AÇTI
Prof. Dr. Tülay Saner, babası Mimar Osman Saner’in Baykal Tüneli’nin yapımında üstlendiği rolü yıllar sonra ayrıntılarıyla öğrendiğini anlattı.
Başlangıçta Baykal Tüneli üzerine bir kitap hazırlamayı düşündüğünü belirten Saner, Prof. Dr. Aytekin İşman ile yapılan görüşmelerin ardından çalışmanın belgesele dönüştüğünü söyledi.
Yaklaşık üç aylık çalışma sürecinde tüneli kazanlar, mücahitler ve tüneli kullanan kişilerle görüşmeler yapıldığını belirten Saner, belgeselin duyulmasının ardından kendilerine yeni tanıkların da ulaştığını ifade etti. Saner, ilk çalışmada yer alamayan bu anlatıları da kayıt altına almak amacıyla belgeselin ikinci bölümünü hazırlamayı planladıklarını açıkladı.
Saner, tünelin 1966’nın sonu ile 1967’nin başlarında büyük bir gizlilik içerisinde kazıldığını, 1974’te insanların geçişinin yanı sıra silah ve mühimmat taşınmasında da kullanıldığını kaydetti.
İŞMAN: SADECE BİR TÜNEL DEĞİL, İNSAN HİKÂYELERİNİN TAŞIYICISI
Belgeselin yapımcısı ve yönetmeni Prof. Dr. Aytekin İşman ise Baykal Tüneli’nin yalnızca fiziksel bir yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Tünelin dönemin korkularını, umutlarını, dayanışmasını ve insan hikâyelerini bugüne taşıyan bir bellek mekânı olduğunu vurgulayan İşman, Gazimağusa Belediyesi’nin projeye verdiği desteğin yalnızca bir proje desteği olmadığını, kentin kendi tarihine ve belleğine sahip çıkmasının önemli bir göstergesi olduğunu söyledi.
İşman, üniversitelerin, yerel yönetimlerin ve toplumun ortak bir amaç etrafında buluşmasıyla geçmişin yalnızca hatırlanan değil, gelecek kuşaklara aktarılan yaşayan bir değere dönüşebileceğini ifade etti.
ERSAN SANER GİZLİLİK İÇİNDE YÜRÜTÜLEN MÜCADELEYİ ANLATTI
Ersan Saner de babası Osman Saner’in o dönemde yaşadığı pek çok olayı ancak yıllar sonra öğrenebildiğini anlattı.
Dönemin koşullarında görev alan kişilerin verdikleri gizlilik sözü nedeniyle aileleriyle dahi bilgi paylaşmadıklarını belirten Saner, babasının ve arkadaşlarının sorgulanmalarına rağmen çalışmalarla ilgili bilgi vermediklerini ifade etti.
Saner, babasının silah ve mühimmatla ilgili bazı ayrıntıları da uzun yıllar sonra paylaştığını belirterek, Baykal Tüneli ve benzeri çalışmalarda emeği geçenlere teşekkür etti, mücadele döneminde hayatını kaybedenleri rahmetle andı.
MİMAR OSMAN SANER TÜNELİN YAPIM SÜRECİNİ ANLATTI
Baykal Tüneli’nin projelendirilmesinde görev alan Mimar Osman Saner de etkinlikte konuşarak tünelin fikir aşamasından kazı sürecine kadar yaşananları anlattı.
Dönemin koşullarında Mağusa’da görev yapan tek mimar olduğunu belirten Saner, olası bir saldırı durumunda Baykal bölgesindeki halkın surlar içine güvenli biçimde tahliye edilebilmesi amacıyla tünel yapılması önerisinin gündeme geldiğini söyledi.
Tünelin yaklaşık 60-65 metre uzunluğunda olduğunu aktaran Osman Saner, kazı sırasında suyla karşılaşılması üzerine güzergâhın yaklaşık beş metre kaydırıldığını, kazının yönünü ise pusula ve harita ölçümlerinden yararlanarak belirlediğini anlattı.
Çalışmaların tamamen gizlilik içinde yürütüldüğünü belirten Saner, tünelin uzun süre kapalı ve gizli tutulduğunu ifade etti. Tünelin 1974’te Baykal halkının surlar içine geçişinde kullanıldığını, aynı zamanda silah ve mühimmatın da bu güzergâhtan taşındığını söyledi.
Osman Saner, yıllar sonra tünelin insanların hayatlarının kurtarılmasına katkı sağladığını öğrenmenin kendisi için büyük bir mutluluk ve heyecan olduğunu ifade etti.
Etkinliğin açılışında projeye katkı sağlayan Gazimağusa Belediyesi ve Belediye Başkanı Dr. Süleyman Uluçay’a teşekkür edilirken, bir kentin yalnızca fiziksel yapılarının değil, hafızasının da korunması gerektiği vurgulandı. Tanıklıklarını paylaşan kişilerin gelecek kuşaklara önemli bir hafıza mirası bıraktığı ifade edildi.
Etkinlikte Sakarya Üniversitesi ile Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi’nin projeye sunduğu akademik katkılara da teşekkür edildi.
Konuşmaların ardından “Mağusa Baykal Tüneli” belgeselinin gösterimi gerçekleştirildi.


















