Anasayfa   |   Haber Ara   |   Anketler   |   Sitene Ekle   |   RSS Kaynağı  |   Hakkımızda   |   Bize Ulaşın

Arama


Gelişmiş Arama

2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü MAKAMER basın bildirisi

2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü dolayısıyla yaptığımız farkındalık etkinliklerine hoşgeldiniz.

 
Kategori  Kategori : Diğer Belediyeler
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 376
Tarih  Tarih : 02 Şubat 2018 22:21

Sevgili Çevre dostları merhaba!’ 2.02.2018 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü dolayısıyla yaptığımız farkındalık etkinliklerine hoşgeldiniz. Makamer’ in bir alt komitesi olan, Ayluga Sulak Alanını Koruma Komitesi ,bu yıl Dünya Sulak Alanlar Gününü, ‘’Sürdürülebilir Kentsel gelecek için Sulak Alanları Koruyalım’’ teması altında çalışmıştır.Ayluga göletininin önemini vurgulayan çok sayıda çalışma vardır .Bunların en önemlisi, Ayluga gölünün önemli kuş alanlarından biri olduğunu anlatan Bird Life of Cyprus’a ait İmportant Bird Areas of Cyprus. KKTC Çevre Koruma Dairesinin hazırlattığı Kuzey Kıbrıs’ta Ekolojik Bakımdan Önemli Sulak Alanlarının Arazi Tesbit Raporu, 2007 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi ve Mağusa Belediyesinin işbirliği ile yapılan Mağusa Sempozyumu’da sunulan Ayluga Gölü İçin Yönetim Planı, 2011 yılında Seffer ve diğerleri tarafından Mağusa Sulak Alanlarının Natura 2000 bilgi ağı çerçevesinde habitat, herbetofauna ve avifauna araştırması yapılarak ortaya konulan yönetim planıdır .2008 yılında ,Mağusa’daki 6 sulak alan özel çevre koruma bölgesi olarak ilan edilmiştir Bunlardan biriside Ayluga sulak alanıdır. Dünyada nüfusunun %40 ı kentlerde yaşamaktadır.Gelecekte , iş fırsatları ve çeşitli olanakları ile kentler tercih edilen yerleşim yerleri olmaya devam edecektir. Bilim çevrelerince 2050 yılında insan nüfusunun %60’nın kentlerde yoğunlaşacağı öngörülmektedir.Şehirler konaklama, ulaşım, su, gibi temel hizmetleri , yanında çevre dostu ve güvenli yerleşim yerleri olmalıdır.Şehrimiz hızla büyüyor ve doğal alanlarımız bir nüfus baskısı altındadır. Mağusa’da Sulak alanlar yerleşime açıldığı için giderek küçülmekte ve İnsan aktiviteleri ile biyolojik çeşitlilik ve ekosistemler zarar görmektedir. Genel olarak kentsel büyüme gerek ekonomik gerekse nüfus açısından bu alanları koruyacak bir anlayışla beraber gelişmemiştir.Bunu destekleyecek bir yasal düzenleme sağlanmamıştır.Çoğu bölgelerimizin imar planları henüz hazır değildir ve emirnameler üzerinden hareket edilmektedir. Sulak alanlar,su rezervi tutan, su filtreleme ,görevi yapan,aşırı su akışını absorbe ederek, dengeleyen, birçok canlı için yaşam ortamı olan reakneasyonal ve estetiksel alanlardır.En önemlisi, etraflarında gelişen yeşil bitki örtüsü ile şehirlerin akciğerleridirler. Makamer olarak ,ülkemizin ender güzelliklerinden birtanesi olan Ayluga göletinin sürdürülebilir kentsel gelecek için korunması ve yönetim planının taraflarca oluşturulmasını talep ediyoruz .Nüfus yoğunluğu hızla artan ve doğadan kopuk, apartman sakinlerinin hızla çoğaldığı Mağusamızda sulak alanların korunabilmesi için yeşil alan ve park ihtiyacının karşılanması da elzemdir. Bu vesile ile Ayluga bölgesinde bu ihiyacın oluştuğunu söylemek isteriz. Mağusa Kadın Merkezi Derneği (Makamer), öncelikle misyonunun merkezine Kadın Haklarını almış olsa da ve bir kadın örgütü olarak mücadele sahasında kadının toplumda her alanda statüsünü yükseltmeyi hedeflese de temelde Toplumsal Cinsiyet Eşitsitsizliğine dayanan Kadın Sorununu diğer toplumsal sorunlardan ve çevre sorunlarından ayrı düşünmemektedir.Toplum, çevre ve kadın sorunları her zaman bulunduğu çağda egemen olan dünya görüşününden etkilenmiş, her çağda insan –doğa, doğa –kadın ilişkisi çağa hakim olan dünya görüşü ile yeniden tasarlanmıştır. Kadın ve çevre sorunlarının tarihsel bir kader birliği vardır aslında.Anaerkil düzende, Kadın /Çevre /Toplum İlişkisi organik ,bütünleşmiş bir ilişki şekinde tasarlanmış, her ikisi de önemli ve kutsal sayılmıştır. Ataerkil toplumda doğayla beraber değil doğaya karşı insanın üstünlüğü yüceltimiştir. Bu düzende kadın /çevre/ Toplum arasında itaatkarlık ,hakimiyet üzerinde tasarlanmış mekanik bir bağ vardır ve Kadın toplumun birçok alanından koparılmış,olduğundan bu hakimiyetin temsiliyeti de erkektedir. Bu dönemde doğa insanı tamamlayan bir olgu değil onun hakimiyeti altında görülmüştür. Bir yerde çevresel bozulmayı ve istismarı yani çevre üzerinde insan hakimiyetini anlamak kadının üzerindeki hakimiyeti anlamaya katkı sağlar. Hepsini neden sonuç ilişkisi ile yaratan ayni dünya görüşüdür.Bu bağlamda çevre sorunları ile kadın sorunları ortak bir kaynaktan beslenir diyebiliriz. Sağlıklı toplumların ve sağlıklı çevrelerin kadın ve doğa üstünde hakimiyetten uzak, eşitlikçi bir anlayış içinde gelişeceğine inanmaktayız. Son olarak ülkemizde çevreye, insana , topluma yönelik şiddetin yükselişte olduğuna;ve son zamanlarda yaşadığımız olayların çok iyi analiz edilmesi gerektiğine; Şiddeti besleyen unsurları birer birer ortadan kaldırmamızın en önemli aracının da eğitim olduğuna ;vurgu yapmak isteriz.Ekosistemler gibi zengin bir çok kültürlülüğe sahip ülkemizde biarada ve uyum içinde yaşayabilmek için hoşgörü ve saygıyı geliştirmeliyiz. MAKAMER YÖNETİM KURULU

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Diğer Belediyeler

En Çok Okunan Haberler

Dinlerin ve Medeniyetlerin Kesiştiği Kent : MAĞUSA MHA Haber
MHA Haber

Son Dakika Haberleri

© 2011 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi